Türkiye’de Sokağa Çıkma Yasağı Alınmamasının Nedenleri

Türkiye’de yaşanan Corona virüsü vakalaranın artmasıyla birlikte halkın hükümetten beklentisi herkes için ”sokağa çıkma yasağı” kararı çıkartılması yönündeydi.

Türkiye’de Sokağa Çıkma Yasağı Alınmamasının Nedenleri

Türkiye’de yaşanan Corona virüsü vakalaranın artmasıyla birlikte halkın hükümetten beklentisi herkes için ”sokağa çıkma yasağı” kararı çıkartılması yönündeydi. Hükümet tarafından 65 yaş üstü olan vatandaş için sokağa çıkma yasağı verilmiş olsa da diğer herkes için gönüllü karantina uygulaması tercih edildi.

Sağlığımız ve yaşlı vatandaşlarımıza bir görev olarak tedbirli olabilmek adına evde kalmamız için yapılan çağrıları hayata geçiren hükümete, halk ve muhalefet partileri genel bir sokağa çıkma yasağı ve hatta gönüllü değil, zorunlu olan bir karantina ilan edilmesi için çağrıda bulunuyor.

Hükümetin bu çağrılara cevabı ise; ancak gerekli görülen bir durum söz konusu olduğunda sokağa çıkma yasağı verilebileceği ancak şu an için bu durumun geçerli olmadığını halkımıza tüm detayları ile anlatılmış olan bu virüsün etkilerini ve bulaşmaya dair sebeplerini bilerek, kendilerini karantinada tutabilecek bilince sahip olduklarına güvendikleri yönünde oldu.

Muhalefet bu gerekli durumun söz konusu olduğunu ancak bu kararın alınmamasının altında ekonomik bir takım gerekçeler olduğunu düşünüyor.

Sağlık Bakanlığı’nın ya da karar merciilerinin bu yönde bir karar vermemelerinin altında hangi nedenler yatıyor olabilir? Konu gerçekten muhalefetin de belirttiği gibi ekonomik bazı durumlara mı dayanıyor?

Bilim Kurulu karantinaya neden ihtiyaç duymuyor olabilir?

 

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap yaptığı açıklamada iller ve bölgelerdeki corona virüsü yayılımının farklı yönleri sebebiyle tüm Türkiye’yi kapsayacak genel bir sokağa çıkma yasağının gereksiz olduğunu belirtti:

“Tüm Türkiye için böyle bir kararı almak tıbbi olarak çok gerekli görünmüyor. Sonuçta bizim hala 5’li, 10’lu sayılarda vaka bildirilen ve ciddi bir yayılım görülmeyen illerimiz var. Her yayılım bölgesinin de farklı dinamikleri söz konusu. Nasıl ki ülkeleri karşılaştırıyoruz ya, aynı şeyi, bir ülkedeki şehirler için de düşünebilirsiniz. Mesela İstanbul’un, Gebze’nin, Kocaeli’nin dinamikleri çok farklı, İzmir’in Antalya’nın veya Urfa’nın, Adana’nın, Ankara’nın Yozgat’ın dinamikleri de çok farklı olduğu için genel kısıtlama çok doğru çalışacak bir yöntem olarak durmuyor.”

Prof. Dr. Alpay Azap tüm illerde kurulması planlanan ve kararlaştıran il pandemi kurullarının bu süreçteki ortak kararlarının tüm Türkiye genelinde bir karantina olup olmayacağı hususunda büyük bir rol oynayacağını belirtti.

Güncelleme Tarihi: 03 Nisan 2020, 22:53
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER