Yanan ormanlara dair büyük yanılgı!
Geçtiğimiz haftayı Antalya’da çıkan Orman Yangınıyla geçirdik. Resmi açıklamaya göre 15 bin hektarlık bir alan kül oldu. Bazı kaynaklara göre yanan ağaç sayısı 15 Milyon
Bugün sizlerle bu rakamların boyutları üzerine bir tartışmaya girmeyeceğim?
Çünkü Türkiye’nin en köklü ikinci teşkilatı olan Orman Genel Müdürlüğü bu konuda hangi verileri açıklamışsa inanabilirsiniz ki o veriler sağlamdır, doğrudur?
Bu nedenle OGM’nin yaptığı açıklamaları esas alıyorum?
***
Ancak sanki asıl mesele başka gibi?
Çünkü Antalya’da ne zaman Orman yansa kamuoyu; “herhalde turizm için yakıyorlar” diye düşünüyor?
Ardından da bu alanların imar değişiklikleriyle Ormanlık alandan çıkartıldığını ve konut alanına dönüştürüldüğünü varsayarak, “Ormanlarımız yok ediliyor” diye hayıflanıyorlar?
Gelin bu yazıda yüz Büyük Türk efsanesinden birisi haline gelen bu yanılgıyı doğrultalım?
Evet, doğrudur, kamuoyumuz bu konuda oldukça hassas?
Orman yangınında öleni, “Orman şehidi” sayacak, yangın çıkartanı yakaladığında linç edecek kadar hassas?
Ama işin doğrusunu öğrenmek de hepimizin hakkı.
***
Önce İlk Efsaneden başlayalım?
“Türkiye’nin Ormanları azalıyor mu?”
İnanmayacaksınız ama, yangınlara rağmen Türkiye geçtiğimiz yıl son beş yılda Ormanlarını artıran birkaç ülkeden birisi olarak Avrupa’da alkışlanmış, dönemin Çevre ve orman Bakanı Osman Pepe’ye de teşekkür plaketi verilmişti?
Evet, bırakın Ormanlarımızın azalmasını, aksine yıllık yanan Orman alanımız ortalama 15 bin hektarsa, bunun en az 15 misli bir alan Orman’a yeniden kazandırılıyor?İnanmadınız değil mi?
Çünkü sizin bu ülkede bir başarının yakalanacağına inancınız kalmamış?
Ama inanın ve rahat bir nefes alın?
Türkiye’nin Ormanları azalmıyor, aksine artıyor?
Sadece geçtiğimiz yılın raporuna bakmanız yeterli?
Geçtiğimiz yıl 15 bin hektarlık bir alan yanmış?
Peki ne kadarlık bir alan yeniden Orman’a kazandırılmış?
Bakın rakamlar gerçeği söyler, matematik yalan söylemez?tam tamına 450 bin hektarlık bir alan Ormana kazandırılmış?
***
İnandınız veya inanmadınız, benim görevim gerçeği yazmak?
Şimdi diğer şehir efsanesine değinelim?
Ne diyorlar, “Ormanı yakıp imar değiştiriyorlar, konut alanına dönüştürüyorlar?”
Bu da büyük bir Türk yalanı?
Önce Anayasa’ya bakmak lazım?Diyorki Anayasa, “Yanan ormanlık alan yılı içinde ağaçlandırılır”?Ne demek bu?
Açıkça anlamı şudur, “Bir yerde Orman yangını çıkmışsa, Orman Genel Müdürlüğü yangından hemen sonra toprak ıslah çalışmalarına başlar, ardından da aynı yeri metrekaresine kadar yeniden hem de aynı yılda ağaçlandırmak zorundadır?”
Peki, “Kardeşim Anayasaya böyle diyor da, bunun ne kadarı uygulanıyor?” diyorsanız, şundan emin olunuz ki Orman Genel Müdürlüğü bu konuda oldukça hassas ve titiz bir teşkilattır?
Kamuoyu farkında değil ama, ülke topraklarının neredeyse Yüzde 70’i Ormandır ve Orman Teşkilatı karış karış neresi Orman’ın, neresi şahsın, neresi hazinenindir çok iyi bilir?ve orman teşkilatı, disipliniyle, titizliğiyle, modern ekipmanı ve sistemiyle oldukça güçlü bir teşkilattır?
Size bir şey daha diyeyim de rahatlayınız?
Ormanlık bir alanı yakıp da konut alanına çevirmek kesinlikle mümkün değildir?
Buna ne yasalar, ne de OGM Teşkilatı asla izin vermez?
Mesela Cumhurbaşkanı bir alanı Ormanlık alandan çıkartıp, başka bir şey yapmak istese karşısına çıkacak olan ilk şey Anayasa’nın kendisidir?
Yani neymiş, değil siyasi devletin en tepesindeki isim dahi olsa bir Orman’ın vasfını kaybettirip başka bir şeye dönüştüremez?
“Orman ayrı bir devlettir” birazda bundan geliyor?
“ ‘Ormancı’lar bu konularda oldukça sert tedbirler uygulayan bir geçmişe sahiptir?”
***
Ve sonuç?
Ne Türkiye’nin Ormanları azalıyor, ne Ormanlık alanlar yakılarak konut alanına çevriliyor? İçiniz ferahlasın?
Bunların hepsi bir vehimden ibaret?
Serde gazetecilik olunca, kuşkulanmak lazımdır değil mi?Burası Türkiye, her şeyin bir yolu vardır diyorsanız, son sözüm şu olur?
Her şeyi kitabına uydurursunuz, güzel hayallerde kurabilirsiniz, ama Osman Kahveci ve ekibinin yönetim anlayışı orada olduğu sürece tek karış Ormana şahsi çadır bile kuramazsınız?
Bu haber bir kaç ay önce eklendi ve ne yazık ki yeniden düzenlendi.. 1992 yılından itibaren beş kez hakim tepelerden Aktütün Jandarma Sınır Karakoluna ağır silahlarla saldırılmış, toplam 64 körpeyi şehit vermişiz. Yani beş kez aynı delikten ısırılmışız.
Leave a Reply