Türklere bir gol atma hakkı tanımalıyız!
VİYANA - Türkiye-Hırvatistan maçına bir de rakip cephesinden bakmak istedik. Bu sebeple Macaristan sınırına çok yakın bir mesafedeki Hırvatistan kampının yolunu tuttuk. Yeşilin göbeğine kurulmuş beyaz çadırın kocaman toplantı salonu, bir gazeteci ordusunu ağırlıyordu.
Hırvat basın mensuplarının yanı sıra, Alman meslektaşlar da ‘haberin merkezine’ akın etmiş. Teknik Direktör Slaven Biliç ile oyuncular Niko Kranjcar, Vedran Corluka, İvia Oliç ve Mladen Petriç’in düzenleyecekleri basın toplantısı öncesi arkadaşımız Yasin Tuncer’le birlikte Hırvat gazetecilerin nabzını tutmaya çalışıyoruz. Onlara göre Türkiye dikkat edilecek bir rakip ama ağır basan taraf Hırvatistan.
İlk olarak medyanın karşısına geçen Kranjcar ve Corluka söze başlamadan önce Avusturya’da trafik kazasında vefat eden 23 yaşındaki bir Hırvat taraftar için saygı duruşu yapılması gerçekten anlamlıydı. Basının asıl ilgi odağı Oliç ve Petriç ayrı bir bölüme geçti. İki ünlü oyuncunun yakın markaj sohbetten bunalmadan her sorulana sabırla cevap vermelerini doğrusu hayranlıkla izledik. Bu arada Yasin Tuncer, uzun uğraşlar sonucu Borissia Dordmund’da forma giyen Petriç’i Alman gazetecilerin elinden kurtarıp bir köşeye çekmeyi başardı ve çok istediğimiz söyleşiyi yaptı.
Gerek Petriç’in, gerek diğer oyuncuların, gerekse Teknik Direktör Slaven Biliç’in birleştikleri ortak nokta Türkiye’nin tehlikeli bir rakip olduğuydu. Bilic, bu düşüncesini şu sözlerle özetledi: “Türkiye dünyada her takım için tehlikeli olabilecek bir rakip.”
Dikkatimizi çeken bir başka nokta ise Türk basınındaki Arda coşkusuna karşılık Hırvat teknik direktör ve futbolcuların gündemindeki isim Nihat Kahveci’ydi. İspanya’da forma giyen yıldız futbolcuyu “en tehlikeli Türk oyuncu” olarak görüyorlardı. Teknik Direktör Biliç’in ‘mizah’ yeteneği de gözümüzden kaçmadı. Hırvat hocanın, İsviçre ve Çek Cumhuriyeti maçlarında yenik duruma düşmesine rağmen sahadan galibiyetle ayrılmasını bilen Milli Takım’ımızı dizginlemek için önerdiği formül ilginçti: “Türklere bir gol atma hakkı tanımalıyız. Aksi takdirde öne geçersek biz de İsviçre ve Çek Cumhuriyeti ile aynı kaderi yaşarız.”
Nihat Kahveci’nin “Hırvatistan, İsviçre ve Çek Cumhuriyeti’nden daha zor rakip değil.” sözlerinden kendisine yöneltilen soruya “Nihat’ın düşünceleri umurumda değil.” karşılığını veren Slaven Biliç, Milli Takım’ımızdaki sakatlıkları kendileri açısından avantaj olarak görüyor. Her şeyin sahada belli olacağını düşünüyor. Ve 96′yı unutamadığını dile getiriyor. Rüştü’yü o maçtan hatırlıyor ve o gün kendisinin de sahada olduğunu hatırlatıyor. Alpay’ın Vilaoviç’i düşürmediği pozisyonu ise bizim gibi unutamıyor.
Hırvat teknik adamın bazı sözleri var ki, sizlerle paylaşmadan yapamayacağım: “Ben oyuncularımın kampta hangi odada kaldıklarını bilmiyorum. Transfer görüşmeleri yapabilirler. Belki de bu onları daha iyi motive ediyordur. Ben onlarla toplantılarda, antrenmanda ve sahada birlikte olurum. Ötesine karışmam.”
Gördüğünüz gibi Hırvatistan cephesinde hava güneşli. Onlar işin eğlence tarafıyla bizden daha ilgili. Ancak bizim gibi “kazanılmamış bir oyunu unutarak” Portekiz maçına kafa yoruyor da değiller.
Bu haber bir kaç ay önce eklendi ve ne yazık ki yeniden düzenlendi.. 1992 yılından itibaren beş kez hakim tepelerden Aktütün Jandarma Sınır Karakoluna ağır silahlarla saldırılmış, toplam 64 körpeyi şehit vermişiz. Yani beş kez aynı delikten ısırılmışız.
Leave a Reply