Bölüm | Manşet

KEMALİST DARBE DÜZENİ PROTESTO EDİLDİ !

07 June 2008 tarihinde skurt tarafindan

2473

 

 

 

 

 

 

 

Anayasa Mahkemesi’nin üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldıran yasayı iptal etmesinin ardından başta İstanbul olmak üzere birçok ilde “cübbeli darbe düzeni”ni protesto etkinlikleri gerçekleştirildi. Özgür-Der’in çağrısıyla Fatih Saraçhane Parkı’nda toplanan grup, pankartları, dövizleri, yumrukları ve sloganlarıyla başörtüsü düşmanlarını tel’in etti. Çok sayıda kişinin katıldığı eyleme birçok kuruluş temsilcisi ve yazar da destek verdi.

“İnancımızı ve Kimliğimizi Yok Sayan Hiçbir Kararı Kabul Etmedik, Etmeyeceğiz!”, “Yargı Oligarşisi Halkın İradesini Teslim Alamaz!”, “Zorbalığa Hayır; Başörtüsü Yasağına Son!” yazılı pankartların açıldığı eylemde topluluk, ellerinde “İstiklal Mahkemesi Ruhu Anayasa Mahkemesi’nde Yaşıyor”, “Anayasa Mahkemesi’nin Asli Üyeleri: Kılıç Ali, Kel, Ali, Necib Ali”, “Anayasa Mahkemesi Oligarşinin Sesi!”, “İşte Hukuk İşte Adalet: 11 > 411 ?!” yazılı dövizler taşıdı.
2470

 

 

 

 

 

 

 

 

Eylemde Özgür-Der Yönetim Kurulu üyesi Kenan Alpay, Vakit yazarı Av. Sibel Eraslan, AKDER Başkan Yardımcısı Av. Fatma Benli, Davet-Der Başkanı Ahmet Yıldız, Doç. Dr. Mualla Kavuncu, edebiyatçı-yazar Yıldız Ramazanoğlu, Özgür-Der Genel Başkanı Hülya Şekerci, Haksöz yazarı Rıdvan Kaya birer konuşma yaptılar. Konuşmacılar özetle şu ortak vurguları dile getirdiler:

* Anayasa Mahkemesi’nin kararına saygı duymuyoruz.

* Halka ve İslami değerlere düşmanlığı bir göstergesi olarak alınan karar, hâkimler oligarşisinin askerin emrinde olduğunun bir göstergesidir.

* Halk düşmanı olarak örgütlenen yargı faşizmi, kökleri İttihat Terakki’den Susurluğa, Şemdinli’den Ergenekon’a uzanan çeteci-darbeci bir sistemi kaim kılmaktadır.

* Kel Ali, Kılıç Ali, Necib Alilerin İstiklal Mahkemeleri ruhu Anayasa Mahkemesi’nin asli üyelerinde yaşıyor.

* Darağaçlarıyla bastırılamayan İslami değerler; darbelerle, muhtıralarla, yargı despotizmiyle asla yok edilemeyecek.

* Kur’an’ın bir emri olarak yaşattığımız ve İslami kimliğimizin bir sembolü olan başörtümüz hakkında hiç kimsenin konuşma hakkı yoktur.

* Meclis’i ve Anayasa’yı da geçersiz kılan bu karar, tek parti özlemciliğinin de bir ifadesidir. Yargı ve asker Meclisi CHP’den ibaret kılmak için halka sopa göstermektedir.

* 1908′den 27 Mayıs’a, 12 Mart’tan 12 Eylül’e, 28 Şubat’tan 27 Nisan’a kadar darbelerle halkın iradesine ipotek koyanlar, laik-Kemalist düzeni yaşatmak için hiçbir hukuk tanımamaktadır.

* Meclis fiilen bitmiştir; hukuk kılıfına sarılmış zorbalıklar klasik darbeleri bile geride bırakıyor.

* Irak’ta, Afganistan’da kardeşlerimizi katleden ABD’li işgalciler; Filistin işgalcisi Siyonistler; Almanya’da, Avusturya’da, Danimarka’da ırkçı-faşistler ne kadar İslam düşmanı iseler bunlar da o kadar İslam’a düşman!

* Ülkede bu kadar hukuk skandalları yaşanırken şairlerin, aydın ve sanatçıların susması hayra alamet değildir. Zulmü deşifre eden şiirleri, şarkıları yüksek sesle haykırmanın tam zamanıdır.

Eylemde Özgürlük Türküsü’nü söyleyen GRUP YÜRÜYÜŞ’e topluluk coşkuyla eşlik etti. Eylem boyunca “Cübbeli Darbe Düzenine Son!”, “Kahrolsun Yargı Despotizmi!”, “Başörtüye Özgürlük Direnişle Gelecek!”, “Başörtüsü Onurumuz Koruyacağız!”, “Darbeciler Yenilecek İslami Direniş Kazanacak!” gibi sloganlar atan topluluk sık sık da tekbir getirdi.

HAKSÖZ-HABER
Foto: Sabiha Çimen

Yorum yap