Filistin devlet mi değil mi tartışması
Annapolis Zirvesi ile başlayan yeni süreçte yıl sonuna kadar ‘barış’ için anlaşması beklenen Israil ve Filistin’in Ankara Büyükelçileri, Filistin devleti olup olmadığı konusunda anlaşamadı
Filistin Ankara Büyükelçisi Nabul Maruf ve Israil Ankara Büyükelçisi Gabby Levy, Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM)’da düzenlenen panele katıldı. Ikili, barış süreci ve ikili ilişkiler çerçevesinde kendi pozisyonlarını anlattı ve sorulara cevap verdi.
Maruf ve Levy, barış süreci ile ilgili olarak ülkelerinin görüşlerini ifade ederken, programın sonuna doğru Filistin Büyükelçisi Maruf’un, Israil’in, Gazze ve Batı Åzeria’yı işgal edip etmediğini sorması bir anda havayı gerdi ve tartışma Filistin devletinin var olup olmadığına kadar uzandı. Maruf, Gazze ve Batı Åzeria’nın Filistin’in parçası olduğunu söylerken, Israil Büyükelçisi Levy, Filistin devleti olmadığını, ancak görüşmelerin sonunda bir anlaşmaya varılırsa olabileceğini iddia etti.
Ikili, ASAM Genel Merkezi’nde akademisyenler, diplomatlar ve basın mensuplarının katıldığı bir programda görüşlerini ifade etti ve birbirlerinin eleştirilerini cevapladı. Konuşmaya ilk başlayan Filistin Büyükelçisi Maruf, ABD’nin Annapolis kentinde düzenlenen zirve ile bölgede barış için yeni bir umut oluştuğunu belirterek, “2008 yılında barıştan biraz daha uzak görünüyoruz ama umutluyuz” diye konuştu. Iyi niyetin barışa ulaşmak için yeterli olmadığını kaydeden Maruf, “Diğer başka faktörler de barış için önemli. Bu yılın sonuna kadar iyimser olmakta haklı olup olmadığımızı göreceğiz” dedi. Maruf, Israil’in Filistin yönetimine barış süreci ile ilgili olarak destek olmadığını da belirterek, ‘Israil’in Filistin yönetimini zayıflatmak istediği’ konusunda endişeleri olduğunu dile getirdi.
Levy ise konuşmasına, 1944 yılında Türkiye’de doğduktan sonra 1949 yılında ailesi ile birlikte Israil’e göç ettiklerini hatırlatarak başladı. Levy, Annapolis Zirvesi’nin, her iki tarafında olumsuz çıkmazdan kurtulmak için ortaya koyduğu bir sürecin sonucunda gerçekleştiğini dile getirdi. Camp David’de başarısız olduklarını, 1999 görüşmelerinde de başarısızlık yaşandığını hatırlatan Israil Büyükelçisi, “2008′de nasıl başarıya ulaşırız? Ama diyorum ki, Inşallah ulaşırız” diye konuştu. Bunun üzerine Filistin Büyükelçisi Maruf, gülerek “O halde kabul ediyorsanız 2011 yılında anlaşırız” sözleri ile Levy’e tepki gösterdi. Levy ise 2008 yılında anlaşmaya varılsa dahi bunun nasıl uygulanacağının soru işareti olduğunu dile getirerek, “Anlaşmayı Gazze’de nasıl uygulayacaksınız?” diye sordu.
FILISTIN VAR MI YOK MU TARTIÅzMASI
Levy’nin konuşmasının ardından yeniden söz alan Maruf, doğduğu köyün şu an Israil toprakları içinde olduğunu söylemesi üzerine, tartışma bir anda Israil’in Filistin topraklarını işgal etmesi ve 1967 sınırlarına geri dönülmesi konusuna uzandı.
Levy’nin “o bölgeler insanların olmadığı yerlerdi” sözlerine Büyükelçi Maruf’un “Sayın Büyükelçi, size soruyorum. Gazze ve Batı Åzeria, Israil tarafından işgal altında mıdır değil midir?” şeklinde verdiği karşılık, tartışmanın bu kez de Filistin’in var olup olmadığı konusuna kaymasına neden oldu.
Bu soru üzerine Levy, “Gazze ve Batı Åzeria hangi ülkeler acaba?” diyerek, Filistin devleti olmadığını ileri sürdü. Maruf’un ‘Onlar, Filistin’in bölgeleri” sözlerine ise Levy, “Hayır, onlar eğer başarılı olursa görüşmelerden sonra varılacak anlaşma ile Filistin bölgesi olacak” dedi.
Bu aşamadan sonra ise tartışma şu şekilde devam etti: “Maruf: ‘Sayın büyükelçi, bu topraklar Filistin’in’. Levy: ‘Filistin toprağı olacaklar, anlaşmadan sonra’. Maruf, ‘Buralar Filistin’di ve Filistin olacak. Sayın büyükelçi size aynı soruyu soruyorum, Batı Åzeria ve Gazze işgal altında bölgeler midir, değil midir? Maruf: ‘Hayır, şu an Filistin değil, olacak” karşılıklı sözlerin bu kısmında konuşmayı yöneten ASAM Başkanı Faruk Loloğlu, her iki büyükelçiye de teşekkür ederek, tartışmayı sonlandırdı ve program bitti.
CIHAN
Bu haber bir kaç ay önce eklendi ve ne yazık ki yeniden düzenlendi.. 1992 yılından itibaren beş kez hakim tepelerden Aktütün Jandarma Sınır Karakoluna ağır silahlarla saldırılmış, toplam 64 körpeyi şehit vermişiz. Yani beş kez aynı delikten ısırılmışız.
Leave a Reply