<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>HaberKlik.Com için yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.haberklik.com/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.haberklik.com</link>
	<description>habere 1 klik ötedesiniz</description>
	<pubDate>Wed, 27 Aug 2008 23:33:24 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5</generator>
		<item>
		<title>Mars&#8217;ta yaratık fotoğrafı iddiası yazısına sinan tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.haberklik.com/marsta-yaratik-fotografi-iddiasi/#comment-441</link>
		<dc:creator>sinan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Aug 2008 11:46:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.haberklik.com/teknoloji/marsta-yaratik-fotografi-iddiasi.htm#comment-441</guid>
		<description>dünyada nasıl hayat varsa uzayda da vardır bence... ben buna inanıyorum...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>dünyada nasıl hayat varsa uzayda da vardır bence&#8230; ben buna inanıyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>TERÖR ÖRGÜTÜ ADD&#8217;YE ARDARDA TUTUKLAMA ŞOKU ! yazısına buy valium onli tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.haberklik.com/teror-orgutu-addye-ardarda-tutuklama-soku/#comment-438</link>
		<dc:creator>buy valium onli</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Aug 2008 23:24:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.haberklik.com/teror-orgutu-addye-ardarda-tutuklama-soku/#comment-438</guid>
		<description>Hi webmaster!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hi webmaster!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>TERÖR ÖRGÜTÜ ADD&#8217;YE ARDARDA TUTUKLAMA ŞOKU ! yazısına where can i buy tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.haberklik.com/teror-orgutu-addye-ardarda-tutuklama-soku/#comment-436</link>
		<dc:creator>where can i buy</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2008 09:10:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.haberklik.com/teror-orgutu-addye-ardarda-tutuklama-soku/#comment-436</guid>
		<description>Hi webmaster!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hi webmaster!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>TERÖR ÖRGÜTÜ ADD&#8217;YE ARDARDA TUTUKLAMA ŞOKU ! yazısına acomplia tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.haberklik.com/teror-orgutu-addye-ardarda-tutuklama-soku/#comment-435</link>
		<dc:creator>acomplia</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Aug 2008 19:30:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.haberklik.com/teror-orgutu-addye-ardarda-tutuklama-soku/#comment-435</guid>
		<description>Hi webmaster!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hi webmaster!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>10 bin euro yiyen keçi ameliyat edildi yazısına usvar tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.haberklik.com/10-bin-euro-yiyen-keci-ameliyat-edildi/#comment-429</link>
		<dc:creator>usvar</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 18:12:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.haberklik.com/hayat/10-bin-euro-yiyen-keci-ameliyat-edildi.htm#comment-429</guid>
		<description>veserra</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>veserra</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bombalar istikrara yazısına Özgür KARAKAYA/Bursa tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.haberklik.com/bombalar-istikrara/#comment-379</link>
		<dc:creator>Özgür KARAKAYA/Bursa</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2008 13:16:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=6222#comment-379</guid>
		<description>KRALİÇE’NİN ARDINDAN…



Metalar dünyası büyüdükçe insanlar dünyası küçülür
K. MARX

Kartel medya başta olmak üzere bütün AB ve ABD’ciler oturup ağlayacaktı.  Nedense Türkiye’de hiçbir demokratik açılıma destek vermeyen AB ve diğer emperyalist güçler AKP’nin kapatma kararı üzerine uyarı üstüne uyarı yaparken işbirlikçileriyle birlikte sanki yas tutuyordu. Bu aşamada kraliçenin onca ülke varken kalkıp Türkiye’ye gelmesi şaşırtıcı olmadı. 17 Mayıs’taki (2008) gazetesindeki köşesinde İlker Sarıer’in tespitleri oldukça güzeldi.  Sarıer medyayı lafı dolandırmak ve kraliçenin TC ziyaretinin altındaki gerçek nedenler konusunda aydınlatıcı olmamaktan sorumlu tutuyordu… 

Menderes'le başlayan, Demirel'le süren, Özal'la aşama kaydeden ABD güdümlü siyaset Tayyip Erdoğan'la en pervasız düzeyine ulaşmıştı. Yazara göre Türkiye’ye gelişin sebeplerinden birisi taktik nedenle; BOP çerçevesinde Türkiye’nin AKP tarafından iyice ABD çıkarlarına hizmete sokulur hale gelmesi idi. İngiltere bölgedeki enerji kaynaklarına ilişkin pastadan pay almak,  pastayı sadece ABD’ye bırakmak istemiyor. Başbakan "Ben ülkemi adeta pazarlamakla mükellefim" diyordu. Türkiye’nin büyük ölçekli TÜPRAŞ, Erdemir, PETKİM, Seydişehir Alüminyum, TELEKOM gibi en önemli varlıkları elden çıktı, sözde Avrupa Birliğine uyum gerekçesiyle toprak satışları serbest bırakılmıştı.  Bölgede varlık elde eden egemen olan güç enerji kaynaklarına da hakim olacaktır. 

Türkiye demokrasisi cemaatlerin, mafyanın ve bezirgânların ellerine teslim edilmiştir. 

Sonuna kadar gidebilecek ABD’nin güdümündeki güçlü bir sağ parti her zaman sözde demokrasi nutuklarına rağmen ABD’nin işine gelmektedir. 1 Mart 2003’te meclisten geçmeyen tezkere bunun kanıtıdır. AKP daha sonraki kararının ertesinde genel seçimi büyük bir farkla kazandı. 2007 seçimlerinde yüzde 47’lik oy oranıyla ABD güdümünde yeniden iktidara geldi. Adı başından bu yana AKP’yle anılan tarikat lideri ise ABD'de emrine amade kılınan çiftlikte ve özel devlet koruması altında yaşıyordu. 

ABD imparatorluğu gölgesinde 'imparatorluk' düşleri adım adım devreye sokulmaya çalışılmakta. Hatırlarsanız buna benzer taktiklerden biri İngilizlerin 1850’lerde Osmanlı toprakları üzerinde başına güdümündeki sözde bir halifeyi getirecekleri “Yakın Doğu Konfederasyonu” projesiydi. Ayrıca küçük devletlere bölünmek anlamına gelen “Balkanizasyon” politikası da akla geliyor. İngiltere bölgede yeniden egemen güçlerden biri olma peşinde, gezinin stratejik yani ikinci nedeni budur demeye getiriyor aşağı yukarı bana göre Sarıer: “Kraliçenin adamları, AKP iktidarından bölgeye ilişkin bir takım isteklerde bulunmak için gelmiş olmalılardır”… 

Emperyalizmin tüm dünyada ve ülkemizde, temelinde özelleştirmenin olduğu yürürlüğe sokulan bu saldırı, aslında bir işgal harekâtından farksızdır. Öte yandan işbirlikçileri din, İman diyerek halkı uyuturken hızla kendi burjuvasini oluşturmaya çalışıyor. Bunun tipik örneği bizzat ekonomiden sorumlu bir AKP bakanı. Bilindiği gibi Unakıtan, oğlunun gümrük vergileri arttırılmadan hemen önce 4 bin ton çerezlik mısır ithal etmesini “Oğlumun tavukları var, yem onlar!” diye açıklamıştı. Aynı şahsiyetin mensubu bulunduğu partiyle kentsel dönüşüm yapacağız deyip yoksulların gecekonduları başlarına yıkılırken  tapusu olmayan araziye kaçak villalar yaptırmıştır… 

Kraliçenin ziyaretinden önce yayınlanan  “İngilizler 150 Bin Konut Alacak” başlıklı haber (Cumhuriyet, 05 Kasım 2007) dikkat çekiyor. Ege ve Akdeniz kıyılarındaki araziler İngilizlerin ilgisini çekiyor. Türkiye’nin enerji gibi toplu konut politikası da tamamen dışa bağımlı hale gelmiştir. Türkiye’de faaliyet gösteren şirketin pazarlama müdürünün açıklamasında da İngilizlerin dünyada en çok gayrimenkul alan milletlerin başında geldiği belirtiliyordu. 

Türkiye giderek hem İran’laştırılıyor, hem de başında emirlerin, şeyh’lerin bulunduğu bir Arap ülkesine benzetilmeye başlıyor.

Türkiye gezisinde Kraliçenin first leydilerle çekilen fotoğraflarıyla birlikte birkaç ay önce Bush’un Ortadoğu gezisinde Laura Bush’un Birleşik Arap Emirlikleri’nde  objektiflere yansıyan (baştan aşağı çarşaflara bürünmüş kadınlarla çekilen) resimlerdeki gibi görüntüler süsleyecekti dünya medyasını ya, Sarıer aynı yazısında büyük medyanın ikinci cumhuriyetçi yazar çizer takımını olayı sadece bu yönüyle değerlendirmekle yetinme yanlışlığına düştüğü için eleştirmişti.

Özelleştirme, istihdam ve tarım politikalarıyla ülkemiz giderek daha bağımlı hale getirilmiştir.  AKP hükümet olur olmaz tıpkı Menderes, Demirel, Özal’ın iş bitiricilik geleneğine uyarak inşaat sektörüne el attı. Duble yollarla, tünellerle, alt geçitlerle vs. palyatif çözümler aradı. Ancak halkın temel sorunlarına hiçbir sonuç getirmeyen bu kısa vadeli yatırımlar tüketimi ve dışa bağımlılığı arttırıp enflasyonu körükleyen harcamalardı. İşsizlik ve yoksulluk çığ gibi büyümüştür. Bir yandan kentsel dönüşüm ve toplu konutçuluk adı altında istimlak edilen yoksul mahallelerde ve kentlerin önemli mevkilerinde dubleks, tripleks daireler, lüküs villalar vs. inşa edilirken öte yanda sosyal devletin asıl işlev kazandırılması gereken devlet demir yollarında, tersanelerinde bakımsızlıktan ilgisizlikten iş kazaları ve kayıplar artmaya başlamıştır. Devlet TOKİ eliyle emlak pazarlamasıyla uğraşırken tamamlanmayan sosyal tesisler çürümeye terk edilip, eğitimde nitelik ve yaygınlık yerini türban tartışmaları almıştı.  

Memleketin altı üstü talan edilmektedir. 

Demokrasiyi yurtdışında “demokrasiden nasibini almamış ülke” olarak niteleyerek türban konusuna indirgeyen Başbakan, Denizli’de olduğu gibi yandaşlarınca koşulsuz desteklenmesi gereken bir lider haline sokulup adeta putlaştırılmıştır. Zamanında Amerikancı DP nasıl el öperek el üstünde tutulmuşsa aslında ABD’nin parlattığı yeni bir yıldızı olarak AKP’de cemaatlerle birlikte el üstünde tutulmaktadır. 1990’ların başından bu yana Yargıtay’ın da suç kabul ettiği hükmün işlevini yitirmesiyle birlikte nasılsa Sovyetlerin dağılmasını müteakip bir tarikat devreye sokuluvermiştir. Bu tarikatın kökenlerine temel aldığı kaynaklardaki söylemlere dikkat edildiğinde ideolojik yan ön plana çıkarılmaktadır. BOP esbaşkanı sayılan AKP lideriyle birlikte cemaat liderinin de projeyi tamamlayan unsur haline geldiği apaçıktır. 12 Eylül darbesiyle tamamen dibi kazınan ulus devletin kazanımları yok edildikten sonra din yoluyla siyaset yapan bezirgânların önü açılmaya başlanmıştır. 

Bursa gerçeği…

Bursa, Kraliçenin ziyaretinde Başkentten sonra ikinci duraktı. Bursa gezisi üzerine çeşitli faraziyeler ileri sürüldü. Kimi Cumhurbaşkanının memleketine torpil saymasınlar diye Kayseri’nin yerine Bursa’nın seçildiğini, kimiyse şu aralar okuduğu kitapla Osmanlı tarihine merak saran Kraliçenin isteği doğrultusunda Bursa’nın tercih edildiğini belirtmişti. Yine en anlamlı ve mantıklı yorumu Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde Oktay Ekinci’nin yaptığını düşünüyorum. Ekinci’ye göre (muhafazakârlığıyla ünlü şu ara AKP’nin kalesi konumundaki bir kenti) tercih edişle “adeta 1920’lere inat gösteriler şeklinde…” yasal monarşiyle yönetilen bir ülkeden AKP’ye koşulsuz bir destek ve kim ne derse desin üstelik İzmir dururken laikçilerle bir hesaplaşma var gibi gözükmektedir.  

Bursa bu ara kapitalizmin peşkeş uygulamalarına verdiği adlardan biri olan “Yap-İşlet” modelinin en sık uygulandığı illerden biri.  Bursagaz, 2004'te özelleştirilen ilk şehiriçi doğalgaz işletmesi. Başbakanın damadının yöneticiliğini yaptığı holdinge bağlı enerji şirketine devredilen kuruluş bir süre önce zam talebiyle ve yabancılara aktarılan hisselerle gündeme gelmişti. Bu tür işletmeler ürettiğinin fazlasını devlete geri satmaktadırlar.

Bursa’nın içme suyunu sağlayan belediye kuruluşunun tamamen özelleştirilmesi ise bir süre önce gündeme gelmiş bu konu uzun süre tartışılmıştı. Bugün Türkiye’nin en pahalı suyunu kullanan ulaşımın en pahalı olduğu illerden birisidir Bursa. Bursa Büyükşehir Belediyesinin icraatlarından birini duyuran bir haber geçenlerde dikkatimi çekti. Haberde “Büyükşehir Belediyesi Terminal bitişiğindeki 94 bin metrekarelik arsasını uluslararası bir market zincirine sattı” deniyordu. Kısa bir süre önce yine kent merkezi olarak ayrılan önemli bölgede açılan alışveriş merkezinin 30 yıllığına cüzi fiyatla yap-işlet-modeli yoluyla işletme hakkının bir tanesi yerel medya patronu olan 2 holdinge verilmesi de Oktay Ekinci’nin vurguladığı bir gerçeği ortaya seriyor, Ekinci “Bursa’ya TMMOB reçetesi” başlıklı 25 Ekim 2007 günlü yazısında sempozyumun bildirgesinden bir alıntıyı aktarıyordu: “Kentsel rantın paylaşılmasında medya kullanılmakta, bağımsız gazetecilik gün geçtikçe zorlaşmaktadır”. Sadece Bursa’nın değil bu Türkiye’nin de bir gerçeğidir…

Bursalılar toplu konutçuluk adı altında da ilginç uygulamalara tanık oldular.

Milyonlarca metrekarelik arazinin yabancılara satıldığı dönemde AKP’li Bursa belediyeleri de sosyal devlet ve belediyecilik anlayışıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan projelere girişti. Sanırım bunlardan en ilginci de Hikmet Şahin’in yönetiminde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin uygulamasıyla gerçekleşti. Hamitler adlı toplu konut alanındaki konutların konumuna göre hak sahiplerine dağılımını gösteren planın kura çekiminin ardından değiştirildiği ortaya çıktı. Isıtma ve elektrik donanımı tamamlanmadan hak sahiplerine teslim edilen kent merkezine oldukça uzak Hasanağa bölgesindeki toplu konutlar Bursa dışındaki kişilere bile pazarlandığı halde beklenen ilgiyi görmedi. Yıldırım’da kestane ağaçlarının bulunduğu 3.derecede doğal sit alanı olan bölgede imar planı değiştirilerek yapılan villa tipi lüküs konutlar ise dar gelirlilerin ihtiyaçlarına dönük olmaktan uzaktı. 

Velhasıl toplu konut ve kent meydanı fiyaskosunun ardından başka bir tanesi de bir süredir yapımı süren ve açılmasında pürüzler ortaya çıkan yeni Yaş Sebze ve Meyve Hali. Kent içinde kaldığı yoğun trafik ve çevre kirliliği yarattığı için çalışanlara ve çevredekilere kabir azabı yaşatan eski halin yerine geçecek Görükle beldesi civarındaki yeni halin Bursa’nın Gürsu ilçesinde kısa süre önce Ticaret ve Sanayi Bakanlığı’ndan aldığı ruhsatla faaliyete giren hal nedeniyle ilgiyi yeterince görmeyeceği de söyleniyor.

AKP ve Bursa’daki kıyım politikası…

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin personel politikasının ise AKP politikalarından farkı yok. AKP’nin seçimlerde belediye başkanlıkları için aradığı yüksek okul mezunu olmak, dürüstlük, liyakat gibi kriterleri nedense daha sonra bizzat belediye başkanları tarafından Başbakan’ın “kendi kadromu bal gibi atarım” sözleri doğrultusunda değişti. Sağlık ve eğitim alanında binlerce atama yapıldı. Samsun’da ve en son Eskişehir’de gençlik ve spor müdürlüğü ile sağlık müdürlüğü il personel müdürlüğüne imamlar getirilmişti. Bursa basınında pek yankı bulmamasına rağmen Tüm-Bel-Sen Bursa Şubesi’nin açıklamasıyla Bursa Büyükşehir Belediyesinin garip uygulamaları da kamuoyuna yansıdı. Bir haberde Hikmet Şahin yönetimindeki belediye aleyhine belediye çalışanları tarafından atamalar ve görev yeri değişiklikleri nedeniyle 200’ü aşkın dava açıldığı belirtiliyordu (Kent gazetesi 2 Ağustos 2007). Örneğin iletişim fakültesi mezunu Tamer Uysal, Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde görevliyken Hal Müdürlüğü binasına yollanmıştı. Uysal’a ise burada makbuz kestirildiğine işaret ediliyordu…

Türkiye’nin başta eğitim, sağlık gibi onca sorunu varken AKP’nin uyguladığı ekonomi politikasıyla iç ve dış siyaset anlayışının ne kadar yanlış ve halkın yararına olmadığı açıktır. Siyasal ve sosyal rant üzerine kurulu popülist, Cüneyt Zapsular, Unakıtanlar, Offer’lar, alidibolar ve benzeri isimler üzerine kurulu politikaların geleceğe ilişkin hiçbir umut verici yanı bulunmamaktadır. AKP sadece muhafazakârlığı ve tüccarlığı ile övünmektedir. Türkiye’de sıranın otoyollar, köprüler, barajlar, şeker fabrikalarına geldiği görülmektedir. Halkın sosyal güvenliğinden sonra onların toplumsal yaşam alanlarını kısıtlamak fütursuzluğun dik alası olacaktır.  

Osmanlıya başkentlik yapan ve sahip olduğu anıtsal eserlerle “Osmanlı tarihinin dibacesi” addedilen Bursa’da, M.Kemal, 5 Şubat 1933’te ünlü “Bursa Nutku”nu dile getirmiştir. M.Kemal’in şu sözleri ise akıldan çıkarılmayacak anlamla doludur: 

“Bu ülke batının emperyalizminden doğunun da vicdan sömürüsünden kurtulursa ancak o zaman aydınlık günlere kavuşur”.  



Özgür KARAKAYA/Bursa
ozgkara@hotmail.com</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>KRALİÇE’NİN ARDINDAN…</p>
<p>Metalar dünyası büyüdükçe insanlar dünyası küçülür<br />
K. MARX</p>
<p>Kartel medya başta olmak üzere bütün AB ve ABD’ciler oturup ağlayacaktı.  Nedense Türkiye’de hiçbir demokratik açılıma destek vermeyen AB ve diğer emperyalist güçler AKP’nin kapatma kararı üzerine uyarı üstüne uyarı yaparken işbirlikçileriyle birlikte sanki yas tutuyordu. Bu aşamada kraliçenin onca ülke varken kalkıp Türkiye’ye gelmesi şaşırtıcı olmadı. 17 Mayıs’taki (2008) gazetesindeki köşesinde İlker Sarıer’in tespitleri oldukça güzeldi.  Sarıer medyayı lafı dolandırmak ve kraliçenin TC ziyaretinin altındaki gerçek nedenler konusunda aydınlatıcı olmamaktan sorumlu tutuyordu… </p>
<p>Menderes&#8217;le başlayan, Demirel&#8217;le süren, Özal&#8217;la aşama kaydeden ABD güdümlü siyaset Tayyip Erdoğan&#8217;la en pervasız düzeyine ulaşmıştı. Yazara göre Türkiye’ye gelişin sebeplerinden birisi taktik nedenle; BOP çerçevesinde Türkiye’nin AKP tarafından iyice ABD çıkarlarına hizmete sokulur hale gelmesi idi. İngiltere bölgedeki enerji kaynaklarına ilişkin pastadan pay almak,  pastayı sadece ABD’ye bırakmak istemiyor. Başbakan &#8220;Ben ülkemi adeta pazarlamakla mükellefim&#8221; diyordu. Türkiye’nin büyük ölçekli TÜPRAŞ, Erdemir, PETKİM, Seydişehir Alüminyum, TELEKOM gibi en önemli varlıkları elden çıktı, sözde Avrupa Birliğine uyum gerekçesiyle toprak satışları serbest bırakılmıştı.  Bölgede varlık elde eden egemen olan güç enerji kaynaklarına da hakim olacaktır. </p>
<p>Türkiye demokrasisi cemaatlerin, mafyanın ve bezirgânların ellerine teslim edilmiştir. </p>
<p>Sonuna kadar gidebilecek ABD’nin güdümündeki güçlü bir sağ parti her zaman sözde demokrasi nutuklarına rağmen ABD’nin işine gelmektedir. 1 Mart 2003’te meclisten geçmeyen tezkere bunun kanıtıdır. AKP daha sonraki kararının ertesinde genel seçimi büyük bir farkla kazandı. 2007 seçimlerinde yüzde 47’lik oy oranıyla ABD güdümünde yeniden iktidara geldi. Adı başından bu yana AKP’yle anılan tarikat lideri ise ABD&#8217;de emrine amade kılınan çiftlikte ve özel devlet koruması altında yaşıyordu. </p>
<p>ABD imparatorluğu gölgesinde &#8216;imparatorluk&#8217; düşleri adım adım devreye sokulmaya çalışılmakta. Hatırlarsanız buna benzer taktiklerden biri İngilizlerin 1850’lerde Osmanlı toprakları üzerinde başına güdümündeki sözde bir halifeyi getirecekleri “Yakın Doğu Konfederasyonu” projesiydi. Ayrıca küçük devletlere bölünmek anlamına gelen “Balkanizasyon” politikası da akla geliyor. İngiltere bölgede yeniden egemen güçlerden biri olma peşinde, gezinin stratejik yani ikinci nedeni budur demeye getiriyor aşağı yukarı bana göre Sarıer: “Kraliçenin adamları, AKP iktidarından bölgeye ilişkin bir takım isteklerde bulunmak için gelmiş olmalılardır”… </p>
<p>Emperyalizmin tüm dünyada ve ülkemizde, temelinde özelleştirmenin olduğu yürürlüğe sokulan bu saldırı, aslında bir işgal harekâtından farksızdır. Öte yandan işbirlikçileri din, İman diyerek halkı uyuturken hızla kendi burjuvasini oluşturmaya çalışıyor. Bunun tipik örneği bizzat ekonomiden sorumlu bir AKP bakanı. Bilindiği gibi Unakıtan, oğlunun gümrük vergileri arttırılmadan hemen önce 4 bin ton çerezlik mısır ithal etmesini “Oğlumun tavukları var, yem onlar!” diye açıklamıştı. Aynı şahsiyetin mensubu bulunduğu partiyle kentsel dönüşüm yapacağız deyip yoksulların gecekonduları başlarına yıkılırken  tapusu olmayan araziye kaçak villalar yaptırmıştır… </p>
<p>Kraliçenin ziyaretinden önce yayınlanan  “İngilizler 150 Bin Konut Alacak” başlıklı haber (Cumhuriyet, 05 Kasım 2007) dikkat çekiyor. Ege ve Akdeniz kıyılarındaki araziler İngilizlerin ilgisini çekiyor. Türkiye’nin enerji gibi toplu konut politikası da tamamen dışa bağımlı hale gelmiştir. Türkiye’de faaliyet gösteren şirketin pazarlama müdürünün açıklamasında da İngilizlerin dünyada en çok gayrimenkul alan milletlerin başında geldiği belirtiliyordu. </p>
<p>Türkiye giderek hem İran’laştırılıyor, hem de başında emirlerin, şeyh’lerin bulunduğu bir Arap ülkesine benzetilmeye başlıyor.</p>
<p>Türkiye gezisinde Kraliçenin first leydilerle çekilen fotoğraflarıyla birlikte birkaç ay önce Bush’un Ortadoğu gezisinde Laura Bush’un Birleşik Arap Emirlikleri’nde  objektiflere yansıyan (baştan aşağı çarşaflara bürünmüş kadınlarla çekilen) resimlerdeki gibi görüntüler süsleyecekti dünya medyasını ya, Sarıer aynı yazısında büyük medyanın ikinci cumhuriyetçi yazar çizer takımını olayı sadece bu yönüyle değerlendirmekle yetinme yanlışlığına düştüğü için eleştirmişti.</p>
<p>Özelleştirme, istihdam ve tarım politikalarıyla ülkemiz giderek daha bağımlı hale getirilmiştir.  AKP hükümet olur olmaz tıpkı Menderes, Demirel, Özal’ın iş bitiricilik geleneğine uyarak inşaat sektörüne el attı. Duble yollarla, tünellerle, alt geçitlerle vs. palyatif çözümler aradı. Ancak halkın temel sorunlarına hiçbir sonuç getirmeyen bu kısa vadeli yatırımlar tüketimi ve dışa bağımlılığı arttırıp enflasyonu körükleyen harcamalardı. İşsizlik ve yoksulluk çığ gibi büyümüştür. Bir yandan kentsel dönüşüm ve toplu konutçuluk adı altında istimlak edilen yoksul mahallelerde ve kentlerin önemli mevkilerinde dubleks, tripleks daireler, lüküs villalar vs. inşa edilirken öte yanda sosyal devletin asıl işlev kazandırılması gereken devlet demir yollarında, tersanelerinde bakımsızlıktan ilgisizlikten iş kazaları ve kayıplar artmaya başlamıştır. Devlet TOKİ eliyle emlak pazarlamasıyla uğraşırken tamamlanmayan sosyal tesisler çürümeye terk edilip, eğitimde nitelik ve yaygınlık yerini türban tartışmaları almıştı.  </p>
<p>Memleketin altı üstü talan edilmektedir. </p>
<p>Demokrasiyi yurtdışında “demokrasiden nasibini almamış ülke” olarak niteleyerek türban konusuna indirgeyen Başbakan, Denizli’de olduğu gibi yandaşlarınca koşulsuz desteklenmesi gereken bir lider haline sokulup adeta putlaştırılmıştır. Zamanında Amerikancı DP nasıl el öperek el üstünde tutulmuşsa aslında ABD’nin parlattığı yeni bir yıldızı olarak AKP’de cemaatlerle birlikte el üstünde tutulmaktadır. 1990’ların başından bu yana Yargıtay’ın da suç kabul ettiği hükmün işlevini yitirmesiyle birlikte nasılsa Sovyetlerin dağılmasını müteakip bir tarikat devreye sokuluvermiştir. Bu tarikatın kökenlerine temel aldığı kaynaklardaki söylemlere dikkat edildiğinde ideolojik yan ön plana çıkarılmaktadır. BOP esbaşkanı sayılan AKP lideriyle birlikte cemaat liderinin de projeyi tamamlayan unsur haline geldiği apaçıktır. 12 Eylül darbesiyle tamamen dibi kazınan ulus devletin kazanımları yok edildikten sonra din yoluyla siyaset yapan bezirgânların önü açılmaya başlanmıştır. </p>
<p>Bursa gerçeği…</p>
<p>Bursa, Kraliçenin ziyaretinde Başkentten sonra ikinci duraktı. Bursa gezisi üzerine çeşitli faraziyeler ileri sürüldü. Kimi Cumhurbaşkanının memleketine torpil saymasınlar diye Kayseri’nin yerine Bursa’nın seçildiğini, kimiyse şu aralar okuduğu kitapla Osmanlı tarihine merak saran Kraliçenin isteği doğrultusunda Bursa’nın tercih edildiğini belirtmişti. Yine en anlamlı ve mantıklı yorumu Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde Oktay Ekinci’nin yaptığını düşünüyorum. Ekinci’ye göre (muhafazakârlığıyla ünlü şu ara AKP’nin kalesi konumundaki bir kenti) tercih edişle “adeta 1920’lere inat gösteriler şeklinde…” yasal monarşiyle yönetilen bir ülkeden AKP’ye koşulsuz bir destek ve kim ne derse desin üstelik İzmir dururken laikçilerle bir hesaplaşma var gibi gözükmektedir.  </p>
<p>Bursa bu ara kapitalizmin peşkeş uygulamalarına verdiği adlardan biri olan “Yap-İşlet” modelinin en sık uygulandığı illerden biri.  Bursagaz, 2004&#8242;te özelleştirilen ilk şehiriçi doğalgaz işletmesi. Başbakanın damadının yöneticiliğini yaptığı holdinge bağlı enerji şirketine devredilen kuruluş bir süre önce zam talebiyle ve yabancılara aktarılan hisselerle gündeme gelmişti. Bu tür işletmeler ürettiğinin fazlasını devlete geri satmaktadırlar.</p>
<p>Bursa’nın içme suyunu sağlayan belediye kuruluşunun tamamen özelleştirilmesi ise bir süre önce gündeme gelmiş bu konu uzun süre tartışılmıştı. Bugün Türkiye’nin en pahalı suyunu kullanan ulaşımın en pahalı olduğu illerden birisidir Bursa. Bursa Büyükşehir Belediyesinin icraatlarından birini duyuran bir haber geçenlerde dikkatimi çekti. Haberde “Büyükşehir Belediyesi Terminal bitişiğindeki 94 bin metrekarelik arsasını uluslararası bir market zincirine sattı” deniyordu. Kısa bir süre önce yine kent merkezi olarak ayrılan önemli bölgede açılan alışveriş merkezinin 30 yıllığına cüzi fiyatla yap-işlet-modeli yoluyla işletme hakkının bir tanesi yerel medya patronu olan 2 holdinge verilmesi de Oktay Ekinci’nin vurguladığı bir gerçeği ortaya seriyor, Ekinci “Bursa’ya TMMOB reçetesi” başlıklı 25 Ekim 2007 günlü yazısında sempozyumun bildirgesinden bir alıntıyı aktarıyordu: “Kentsel rantın paylaşılmasında medya kullanılmakta, bağımsız gazetecilik gün geçtikçe zorlaşmaktadır”. Sadece Bursa’nın değil bu Türkiye’nin de bir gerçeğidir…</p>
<p>Bursalılar toplu konutçuluk adı altında da ilginç uygulamalara tanık oldular.</p>
<p>Milyonlarca metrekarelik arazinin yabancılara satıldığı dönemde AKP’li Bursa belediyeleri de sosyal devlet ve belediyecilik anlayışıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan projelere girişti. Sanırım bunlardan en ilginci de Hikmet Şahin’in yönetiminde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin uygulamasıyla gerçekleşti. Hamitler adlı toplu konut alanındaki konutların konumuna göre hak sahiplerine dağılımını gösteren planın kura çekiminin ardından değiştirildiği ortaya çıktı. Isıtma ve elektrik donanımı tamamlanmadan hak sahiplerine teslim edilen kent merkezine oldukça uzak Hasanağa bölgesindeki toplu konutlar Bursa dışındaki kişilere bile pazarlandığı halde beklenen ilgiyi görmedi. Yıldırım’da kestane ağaçlarının bulunduğu 3.derecede doğal sit alanı olan bölgede imar planı değiştirilerek yapılan villa tipi lüküs konutlar ise dar gelirlilerin ihtiyaçlarına dönük olmaktan uzaktı. </p>
<p>Velhasıl toplu konut ve kent meydanı fiyaskosunun ardından başka bir tanesi de bir süredir yapımı süren ve açılmasında pürüzler ortaya çıkan yeni Yaş Sebze ve Meyve Hali. Kent içinde kaldığı yoğun trafik ve çevre kirliliği yarattığı için çalışanlara ve çevredekilere kabir azabı yaşatan eski halin yerine geçecek Görükle beldesi civarındaki yeni halin Bursa’nın Gürsu ilçesinde kısa süre önce Ticaret ve Sanayi Bakanlığı’ndan aldığı ruhsatla faaliyete giren hal nedeniyle ilgiyi yeterince görmeyeceği de söyleniyor.</p>
<p>AKP ve Bursa’daki kıyım politikası…</p>
<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin personel politikasının ise AKP politikalarından farkı yok. AKP’nin seçimlerde belediye başkanlıkları için aradığı yüksek okul mezunu olmak, dürüstlük, liyakat gibi kriterleri nedense daha sonra bizzat belediye başkanları tarafından Başbakan’ın “kendi kadromu bal gibi atarım” sözleri doğrultusunda değişti. Sağlık ve eğitim alanında binlerce atama yapıldı. Samsun’da ve en son Eskişehir’de gençlik ve spor müdürlüğü ile sağlık müdürlüğü il personel müdürlüğüne imamlar getirilmişti. Bursa basınında pek yankı bulmamasına rağmen Tüm-Bel-Sen Bursa Şubesi’nin açıklamasıyla Bursa Büyükşehir Belediyesinin garip uygulamaları da kamuoyuna yansıdı. Bir haberde Hikmet Şahin yönetimindeki belediye aleyhine belediye çalışanları tarafından atamalar ve görev yeri değişiklikleri nedeniyle 200’ü aşkın dava açıldığı belirtiliyordu (Kent gazetesi 2 Ağustos 2007). Örneğin iletişim fakültesi mezunu Tamer Uysal, Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde görevliyken Hal Müdürlüğü binasına yollanmıştı. Uysal’a ise burada makbuz kestirildiğine işaret ediliyordu…</p>
<p>Türkiye’nin başta eğitim, sağlık gibi onca sorunu varken AKP’nin uyguladığı ekonomi politikasıyla iç ve dış siyaset anlayışının ne kadar yanlış ve halkın yararına olmadığı açıktır. Siyasal ve sosyal rant üzerine kurulu popülist, Cüneyt Zapsular, Unakıtanlar, Offer’lar, alidibolar ve benzeri isimler üzerine kurulu politikaların geleceğe ilişkin hiçbir umut verici yanı bulunmamaktadır. AKP sadece muhafazakârlığı ve tüccarlığı ile övünmektedir. Türkiye’de sıranın otoyollar, köprüler, barajlar, şeker fabrikalarına geldiği görülmektedir. Halkın sosyal güvenliğinden sonra onların toplumsal yaşam alanlarını kısıtlamak fütursuzluğun dik alası olacaktır.  </p>
<p>Osmanlıya başkentlik yapan ve sahip olduğu anıtsal eserlerle “Osmanlı tarihinin dibacesi” addedilen Bursa’da, M.Kemal, 5 Şubat 1933’te ünlü “Bursa Nutku”nu dile getirmiştir. M.Kemal’in şu sözleri ise akıldan çıkarılmayacak anlamla doludur: </p>
<p>“Bu ülke batının emperyalizminden doğunun da vicdan sömürüsünden kurtulursa ancak o zaman aydınlık günlere kavuşur”.  </p>
<p>Özgür KARAKAYA/Bursa<br />
<a href="mailto:ozgkara@hotmail.com">ozgkara@hotmail.com</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>TERÖR ÖRGÜTÜ ADD&#8217;YE ARDARDA TUTUKLAMA ŞOKU ! yazısına Kazelhfd tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.haberklik.com/teror-orgutu-addye-ardarda-tutuklama-soku/#comment-378</link>
		<dc:creator>Kazelhfd</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2008 06:46:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.haberklik.com/teror-orgutu-addye-ardarda-tutuklama-soku/#comment-378</guid>
		<description>Hi webmaster!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hi webmaster!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>TERÖR ÖRGÜTÜ ADD&#8217;YE ARDARDA TUTUKLAMA ŞOKU ! yazısına Kazeljwg tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.haberklik.com/teror-orgutu-addye-ardarda-tutuklama-soku/#comment-377</link>
		<dc:creator>Kazeljwg</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Jul 2008 06:45:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.haberklik.com/teror-orgutu-addye-ardarda-tutuklama-soku/#comment-377</guid>
		<description>Hi webmaster!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hi webmaster!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Gül, 8 kararı hükümete iade etti yazısına Kazeltgt tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.haberklik.com/gul-8-karari-hukumete-iade-etti/#comment-374</link>
		<dc:creator>Kazeltgt</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 14:11:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.haberklik.com/gul-8-karari-hukumete-iade-etti/#comment-374</guid>
		<description>Hi webmaster!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hi webmaster!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>KEMALİST EDEPSİZLİK SINIRI AŞTI ! yazısına HAZARBEY tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.haberklik.com/kemalist-edepsizlik-siniri-asti/#comment-371</link>
		<dc:creator>HAZARBEY</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Jun 2008 11:47:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.haberklik.com/kemalist-edepsizlik-siniri-asti/#comment-371</guid>
		<description>YOKSA SİZ HALA DİNSİZLEŞTİREMEDİKLERİMİZDENMİSİNİZ ? 
15-06-2008


Sanıyorum ki artık Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan her fert,bu ifadenin ne demek olduğunu 
çok iyi anlamış durumda.Geçmiş yıllarda da aynı senaryo hep vardı bugün ise bir çocuğun dahi anlayabileceği basitlikte aynı oyun sergilenmeye devam ediyor........
Bu oyunun adı işte bu

Yoksa siz hala dinsizleştiremediklerimizdenmisiniz ?

Türkiye de önemli bazı yetki ve söz sahibi olan kişi yada kurumlar ve bunların siyasi uzantıları ile birlikte 
Diğer tüm dava arkadaşları...yani yoldaşları

Bu ülkede büyük bir mücadele ve kavga içerisindesiniz sizleri ayakta alkışlamak gerekiyor,bu azminiz ve tüm bu gayretleriniz hakikaten göz yaşartıcı boyuttadır.Çünki kolay değil,en az yüzde 80 i müslüman olan bu ülkede,islamı kendisine din olarak seçmiş olan bu insanların karşısına geçip,onların yaşadıkları dinin gereklerinden birisi olan yani bu Müslüman toplum için önemli bir değer ve kendileri açısından özgürlüğün bir ifade şekli sayılan ve sizlerin her nedense tahammül edemediği 
Başörtüsüne karşı vermiş olduğunuz savaş her babayiğidin harcı değildir.
Bu yüzden sizi ayakta alkışlıyoruz.......
Ancak 
Unuttuğunuz birşey var,bu ülkenin dini İslam ve yüzyıllardır müslüman yaşayan bir millete karşıdır
vermiş olduğunuz bu mücadele,bilmem farkındamısınız.
Avrupa,Amerika,Rusya hatta tüm dünya oturmuş bizi izliyor ve ne yapma çabasın da olduğumuzu merak
ediyor ve hatta bize gülüyorlar ve şöyle diyorlar


-Orada uzaklarda bir Türkiye vardı bilirmisiniz?
-Ya ne kadar güzel bir ülkeydi,dört mevsimi yaşayan kültürü ile coğrafyası ile islam dininin yaşandığı 
ancak yaşam tarzı ile araplara hiç benzemeyen bir ülke Türkiye
-Evet işte orası,şimdi kanser olmuş biliyormusun?
-Aaa neden?
-Ya başında tümör çıkmış diyorlar ve gittikçe büyüyormuş
-Vah vah çok yazık 
-Müslüman bir ülkede kafalarında çıkan bu tümörden dolayı kadınlar artık başlarını örtemiyorlarmış ve hiçbir resmi kuruma giremiyorlarmış 
-Ciddimisin.Tanrı yardım etsin
-Yok Yok sadece benzetme yaptım.Şimdi bunlar Müslüman ya 
-Eee
-Ülkede ciddi söz sahibi olan bazı resmi kurumların başında bulunan kişiler,bu insanların kendi dini inaçlarına göre uyguladıkları
giyim şekillerine kısıtlama getiriyor ve halk bundan dolayı kahroluyormuş.
-Ama neden bu engellemeleri getirenler Müslüman değilmi?
-Bilemiyorum islamı yaşayanlara engelleme getirdiklerine göre !!!
-Yoksa bizden yani hristiyanlarmı?
-Hayır hristiyanda değiller
-Peki o zaman hangi dini yaşayanlardan?Aman tanrım yoksa bunlar dinsizmi?
-Bilemiyorum eğer müslüman olsalardı,halk ile karşı karşıya gelmez ve onlarda tüm müslümanlar gibi kelimei şahadet getirip elhamdülillah müslümanız derlerdi ama hiç duymadık yani dini konulara tahammülleri bile yok.Korkarım yeni bir tür bunlar,yani dinsizler.
-OH MY GOD!!!!!!!!


Bakın ben şahsım adına beş vakit namaz kılan dinimizin gerekleri olan bazı görevleri dört dörtlük yerine getiren birisi değilim 
Elimden geldiğince en azından çoğunu kaçırsam da dinden olmayalım diye arasıra bir cuma namazını kılıyorum.
Günahda sevapta benim.
Her koyun kendi bacağından asılır.Kimseye hesap vermek zorunda değiliz Allahtan başka.
Şimdi ne yapalım müslüman doğduk ve böyle gideceğiz inşallah.Kalkıp anamıza babamıza küsecek değiliz herhalde niye bizi bu ülkede dünyaya getirdiniz diye.Kimse bize illaki namaz kılacaksın illaki oruç tutacaksın diye bir zorlamada bulunmadı çok şükür bu güne kadar,
islamın güzelliğide bu noktada başlıyor zaten.
Bu zamana kadar isteyen istediği gibi yaşadı bu ülkede kimi plajda,kimi elinde şarap kadehiyle,kimi mini eteği ile yani,kürdü,türkü isteyen istediği gibi yaşadı ve yaşayacak bu topraklarda.
Şimdi arkadaş artık milletin kanına dokunmaya başladı bu yaptıklarınız ve yapacaklarınız.
Hiç düşündünüz mü?
Kimse laik yaşayan bu ülkede kimseye dinimizin İslam olmasından dolayı
Niye mini etekle geziyorsun demedi
Niye içki içiyorsun demedi
Niye namaz kılmıyorsun demedi
Niye oruç tutmuyorsun demedi
Niye cinsiyetini değiştiriyorsun demedi
Niye uyuşturucu kullanıyorsun
Niye başı açık geziyorsun demedi 

Din işleri hiçbir zaman bunlar islama aykırıdır deyip müdahele etmedi,edemezde zaten
Ama siz şimdi birde yağ gibi üste çıkıp,bu ülkenin dininin islam olduğunu unutup,sanki sizinde zamanında analarınızın hiç başından eksik etmediği başörtüsü çok iğrenç birşeymiş gibi demokrasi ve fikir özgürlüğü var dediğiniz bu ülke de, kadın ve kızlarımızın dini haklarına saygı göstermeyip başörtüsünün resmi kurumlara girmesini engelliyorsunuz.
Neden ?
Bu kadınlar kızlar başlarını örtmeyip tam aksine tahrik edici ve sapık zihniyetlerin iştahını kabartacak şekilde mini eteklerle resmi kurumlar da dolaşsalar dahamı güzel bir Türkiye olacak bu ülke.
Yuh artık yüzsüzlüğün bu kadarına da pes doğrusu,yahu sizin tavuğunuza kışt diyen yok, hangi hak ve gerekçe ile hala bu milletin dini ve manevi değerlerine el uzatma cesaretini kendinizde buluyorsunuz anlamış değiliz doğrusu
Siz kimi ne tarafa çekmeye çalışıyorsunuz,kimi kandırıyorsunuz?

Beyler bayanlar kendinize gelin haberiniz olsun millet ile karşı karşıya gelmiş durumdasınız..
Kimi kimden koruyorsunuz Allah aşkına,bu vatanın sahipleri ortada bu karışıklığın anlamı nedir?
Siz kimsiniz,sizin aslınız ne,siz nerden geldiniz yoksa uzaydanmı indiniz bu ülkeye,siz hangi dindensiniz?
Sizde varmı o yürek kelimei şahadet getirip elhamdülillah bizde müslümanız diyesiniz?
Eğer bu yürek sizde yoksa bu halkı hangi gerekçelerle kandırıp,sizki bir avuç aynı dava arkadaşları 
Müslüman olan bu ülkeye nasıl islamı unutturup arkanızdan sürükleyeceksiniz,nereye kadar bu mücadeleniz?
Olayı maksatından saptırdınız Atatürk zamanında laikliği getirdiğinde,atın dini bir kenara laik mi yaşayın dedi size
Aferin size bravo bu halkı karşınıza aldınız,bu milleti hep cahil kalacak zannettiniz,
nasıl olsa bu millet bunu yer dediniz
Biz Atatürkün çocuklarıyız ülke bize emanet dediniz Cumhuriyetin bekçisiyiz dediniz ve bu milletin başörtüsünden elinizi bir türlü çekmediniz bu halk da bunu yedi öylemi?
Ama bundan sonra bu millet bunu yemez bilesiniz
Bu zavallı duruma düşürdüğünüz başörtülü kadınlar kızlar,hiç şüpheniz olmasın ki Atatürkü ve cumhuriyeti hepimizden çok seviyorlar aslında,o kadar vefasız bir toplum olmadı asla bu millet.
Siz şu gerçeği anlayamadınız İslam dinin de başını örtme kararı almış bir kadın için başörtüsü namus anlamına gelmektedir ve siz bu yarayı deşerek bu toplumu hayretler içinde bırakıp bu milletin namusuna el ve dil uzatıyorsunuz farkında değilsiniz, yani asıl cehalet sizde
Madem bu halkla karşı karşıya gelecektiniz,madem ki bu müslüman yaşayan ülkenin namus diye bildiği başörtüsüne bugün tahammül edemeyecektiniz.O zaman bu millet neden düşmanla savaştı ne gerek vardı.
Kusura bakmayın ama Atatürkün önderliğinde düşmana karşı o yıllarda omuz omuza mücadele veren bu halk müslümandı ve başörtülüydü
Eğer bu inkar ediliyor ve bu milletin bugün manevi değerlerine saygı göstermiyorsanız.
Yani düdük bizim istediğimiz gibi çalarız diyorsanız,işte bu kez yanıldınız,sanırım tüm bunlara sebep olanlar artık utançlarından yolda dahi yürüyemez hale gelecekler.
Eğer başörtüsüne tahammül edemiyorsanız
Eğer camiler sizin beyninizde görüntü çirkinliği yaratıyorsa
Eğer müslümanlara ve islamı kendisine din olarak seçmiş bu toplum sizce avrupa standartlarında değilse
Eğer zavallı ve cahil gördüğünüz bu müslümanlara tahammülünüz artık hiç yoksa

O zaman nasıl olacak, 
Ya siz terkedin bu ülkeyi ya da müslümanlar,yani ya millet ya da siz
Hadi gittiğiniz heryerde müslümanları yine kabul ederlerde,yazık size acıyorum siz giderseniz sizi kimse kabul etmez sanırım
Çünki dininiz nedir diye sorduklarında ne cevap vereceksiniz?çok merak ediyorum!
Kusura bakmayın bu topraklar da yüzyıllardır egemenlik bu milletindi yine hep öyle kalacak.
Neymişte efendim bazıları cumhuriyetin bekçileriymiş de,vatan onlara emanetmiş de…….. 
Bu toplumdan yani aslınızdan korkmadan özlük haklarını verin bakalım nasıl sizden daha çok demokrasinin var olduğuna inanarak cumhuriyetlerine ve Mustafa Kemal Atatürk lerine sahip çıkıyorlar seyredin.
Yok biz Müslümanları istemiyoruz yeni bir toplum yaratacağız hevesinde iseniz!!!!!
Avucunuzu yalarsınız
Oldu o zaman bari bu millete bol bol kilise yaptıralım da hiç değilse yinede yaratanın var olduğuna inanlar en azından yaratana el açıp günah çıkartsınlar
Yani dinsiz kalmasınlar.
Unutmayalım ki maneviyatı olmayan ve maneviyatına sahip çıkmayan ülkeler her zaman çökmeye mahkumdur.

Bu ülkenin çok daha önemli sorunları varken toplumun hassas manevi değerleriyle uğraşmayı bırakın da 
Bu ülke insanını nasıl refaha ve huzura kavuşturur layık olduğu yere getirirsiniz bunun mücadelesini verin
Siz merak etmeyin içiniz rahat olsun islam ülkeleri içinde islamın en güzel yaşandığı ve bugün diva Bülent Ersoy un gugurla yaşadığı,arap ülkelerinin özenti ile seyrettiği tek ülke TÜRKİYE dir.
Bu halk bunu çok iyi biliyor ve farkındadır merak etmeyin.
Artık
YOKSA SİZ HALA DİNSİZLEŞTİREMEDİKLERİMİZDENMİSİNİZ ? kampanyasına ve müslümanları dışlamaya bir son verin tam aksine onların sesine kulak verin,haklarını iade edin.
Eskisi gibi bu milleti karşınıza değil arkanıza alın.

Herkes kendi işine baksın ki bizde oturup beste yapıp şarkı sözü yazacağımıza bunları yazmayalım.
Yine söylüyorum eğer demokrasi ve fikir özgürlüğü varsa bu ülkede yazmak gerekiyor gerektiği yerde
Çünki bazı konular kanına dokunuyor insanın hele hele söz konusu vatan ve millet ise!



YASİN HAZAR</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>YOKSA SİZ HALA DİNSİZLEŞTİREMEDİKLERİMİZDENMİSİNİZ ?<br />
15-06-2008</p>
<p>Sanıyorum ki artık Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan her fert,bu ifadenin ne demek olduğunu<br />
çok iyi anlamış durumda.Geçmiş yıllarda da aynı senaryo hep vardı bugün ise bir çocuğun dahi anlayabileceği basitlikte aynı oyun sergilenmeye devam ediyor&#8230;&#8230;..<br />
Bu oyunun adı işte bu</p>
<p>Yoksa siz hala dinsizleştiremediklerimizdenmisiniz ?</p>
<p>Türkiye de önemli bazı yetki ve söz sahibi olan kişi yada kurumlar ve bunların siyasi uzantıları ile birlikte<br />
Diğer tüm dava arkadaşları&#8230;yani yoldaşları</p>
<p>Bu ülkede büyük bir mücadele ve kavga içerisindesiniz sizleri ayakta alkışlamak gerekiyor,bu azminiz ve tüm bu gayretleriniz hakikaten göz yaşartıcı boyuttadır.Çünki kolay değil,en az yüzde 80 i müslüman olan bu ülkede,islamı kendisine din olarak seçmiş olan bu insanların karşısına geçip,onların yaşadıkları dinin gereklerinden birisi olan yani bu Müslüman toplum için önemli bir değer ve kendileri açısından özgürlüğün bir ifade şekli sayılan ve sizlerin her nedense tahammül edemediği<br />
Başörtüsüne karşı vermiş olduğunuz savaş her babayiğidin harcı değildir.<br />
Bu yüzden sizi ayakta alkışlıyoruz&#8230;&#8230;.<br />
Ancak<br />
Unuttuğunuz birşey var,bu ülkenin dini İslam ve yüzyıllardır müslüman yaşayan bir millete karşıdır<br />
vermiş olduğunuz bu mücadele,bilmem farkındamısınız.<br />
Avrupa,Amerika,Rusya hatta tüm dünya oturmuş bizi izliyor ve ne yapma çabasın da olduğumuzu merak<br />
ediyor ve hatta bize gülüyorlar ve şöyle diyorlar</p>
<p>-Orada uzaklarda bir Türkiye vardı bilirmisiniz?<br />
-Ya ne kadar güzel bir ülkeydi,dört mevsimi yaşayan kültürü ile coğrafyası ile islam dininin yaşandığı<br />
ancak yaşam tarzı ile araplara hiç benzemeyen bir ülke Türkiye<br />
-Evet işte orası,şimdi kanser olmuş biliyormusun?<br />
-Aaa neden?<br />
-Ya başında tümör çıkmış diyorlar ve gittikçe büyüyormuş<br />
-Vah vah çok yazık<br />
-Müslüman bir ülkede kafalarında çıkan bu tümörden dolayı kadınlar artık başlarını örtemiyorlarmış ve hiçbir resmi kuruma giremiyorlarmış<br />
-Ciddimisin.Tanrı yardım etsin<br />
-Yok Yok sadece benzetme yaptım.Şimdi bunlar Müslüman ya<br />
-Eee<br />
-Ülkede ciddi söz sahibi olan bazı resmi kurumların başında bulunan kişiler,bu insanların kendi dini inaçlarına göre uyguladıkları<br />
giyim şekillerine kısıtlama getiriyor ve halk bundan dolayı kahroluyormuş.<br />
-Ama neden bu engellemeleri getirenler Müslüman değilmi?<br />
-Bilemiyorum islamı yaşayanlara engelleme getirdiklerine göre !!!<br />
-Yoksa bizden yani hristiyanlarmı?<br />
-Hayır hristiyanda değiller<br />
-Peki o zaman hangi dini yaşayanlardan?Aman tanrım yoksa bunlar dinsizmi?<br />
-Bilemiyorum eğer müslüman olsalardı,halk ile karşı karşıya gelmez ve onlarda tüm müslümanlar gibi kelimei şahadet getirip elhamdülillah müslümanız derlerdi ama hiç duymadık yani dini konulara tahammülleri bile yok.Korkarım yeni bir tür bunlar,yani dinsizler.<br />
-OH MY GOD!!!!!!!!</p>
<p>Bakın ben şahsım adına beş vakit namaz kılan dinimizin gerekleri olan bazı görevleri dört dörtlük yerine getiren birisi değilim<br />
Elimden geldiğince en azından çoğunu kaçırsam da dinden olmayalım diye arasıra bir cuma namazını kılıyorum.<br />
Günahda sevapta benim.<br />
Her koyun kendi bacağından asılır.Kimseye hesap vermek zorunda değiliz Allahtan başka.<br />
Şimdi ne yapalım müslüman doğduk ve böyle gideceğiz inşallah.Kalkıp anamıza babamıza küsecek değiliz herhalde niye bizi bu ülkede dünyaya getirdiniz diye.Kimse bize illaki namaz kılacaksın illaki oruç tutacaksın diye bir zorlamada bulunmadı çok şükür bu güne kadar,<br />
islamın güzelliğide bu noktada başlıyor zaten.<br />
Bu zamana kadar isteyen istediği gibi yaşadı bu ülkede kimi plajda,kimi elinde şarap kadehiyle,kimi mini eteği ile yani,kürdü,türkü isteyen istediği gibi yaşadı ve yaşayacak bu topraklarda.<br />
Şimdi arkadaş artık milletin kanına dokunmaya başladı bu yaptıklarınız ve yapacaklarınız.<br />
Hiç düşündünüz mü?<br />
Kimse laik yaşayan bu ülkede kimseye dinimizin İslam olmasından dolayı<br />
Niye mini etekle geziyorsun demedi<br />
Niye içki içiyorsun demedi<br />
Niye namaz kılmıyorsun demedi<br />
Niye oruç tutmuyorsun demedi<br />
Niye cinsiyetini değiştiriyorsun demedi<br />
Niye uyuşturucu kullanıyorsun<br />
Niye başı açık geziyorsun demedi </p>
<p>Din işleri hiçbir zaman bunlar islama aykırıdır deyip müdahele etmedi,edemezde zaten<br />
Ama siz şimdi birde yağ gibi üste çıkıp,bu ülkenin dininin islam olduğunu unutup,sanki sizinde zamanında analarınızın hiç başından eksik etmediği başörtüsü çok iğrenç birşeymiş gibi demokrasi ve fikir özgürlüğü var dediğiniz bu ülke de, kadın ve kızlarımızın dini haklarına saygı göstermeyip başörtüsünün resmi kurumlara girmesini engelliyorsunuz.<br />
Neden ?<br />
Bu kadınlar kızlar başlarını örtmeyip tam aksine tahrik edici ve sapık zihniyetlerin iştahını kabartacak şekilde mini eteklerle resmi kurumlar da dolaşsalar dahamı güzel bir Türkiye olacak bu ülke.<br />
Yuh artık yüzsüzlüğün bu kadarına da pes doğrusu,yahu sizin tavuğunuza kışt diyen yok, hangi hak ve gerekçe ile hala bu milletin dini ve manevi değerlerine el uzatma cesaretini kendinizde buluyorsunuz anlamış değiliz doğrusu<br />
Siz kimi ne tarafa çekmeye çalışıyorsunuz,kimi kandırıyorsunuz?</p>
<p>Beyler bayanlar kendinize gelin haberiniz olsun millet ile karşı karşıya gelmiş durumdasınız..<br />
Kimi kimden koruyorsunuz Allah aşkına,bu vatanın sahipleri ortada bu karışıklığın anlamı nedir?<br />
Siz kimsiniz,sizin aslınız ne,siz nerden geldiniz yoksa uzaydanmı indiniz bu ülkeye,siz hangi dindensiniz?<br />
Sizde varmı o yürek kelimei şahadet getirip elhamdülillah bizde müslümanız diyesiniz?<br />
Eğer bu yürek sizde yoksa bu halkı hangi gerekçelerle kandırıp,sizki bir avuç aynı dava arkadaşları<br />
Müslüman olan bu ülkeye nasıl islamı unutturup arkanızdan sürükleyeceksiniz,nereye kadar bu mücadeleniz?<br />
Olayı maksatından saptırdınız Atatürk zamanında laikliği getirdiğinde,atın dini bir kenara laik mi yaşayın dedi size<br />
Aferin size bravo bu halkı karşınıza aldınız,bu milleti hep cahil kalacak zannettiniz,<br />
nasıl olsa bu millet bunu yer dediniz<br />
Biz Atatürkün çocuklarıyız ülke bize emanet dediniz Cumhuriyetin bekçisiyiz dediniz ve bu milletin başörtüsünden elinizi bir türlü çekmediniz bu halk da bunu yedi öylemi?<br />
Ama bundan sonra bu millet bunu yemez bilesiniz<br />
Bu zavallı duruma düşürdüğünüz başörtülü kadınlar kızlar,hiç şüpheniz olmasın ki Atatürkü ve cumhuriyeti hepimizden çok seviyorlar aslında,o kadar vefasız bir toplum olmadı asla bu millet.<br />
Siz şu gerçeği anlayamadınız İslam dinin de başını örtme kararı almış bir kadın için başörtüsü namus anlamına gelmektedir ve siz bu yarayı deşerek bu toplumu hayretler içinde bırakıp bu milletin namusuna el ve dil uzatıyorsunuz farkında değilsiniz, yani asıl cehalet sizde<br />
Madem bu halkla karşı karşıya gelecektiniz,madem ki bu müslüman yaşayan ülkenin namus diye bildiği başörtüsüne bugün tahammül edemeyecektiniz.O zaman bu millet neden düşmanla savaştı ne gerek vardı.<br />
Kusura bakmayın ama Atatürkün önderliğinde düşmana karşı o yıllarda omuz omuza mücadele veren bu halk müslümandı ve başörtülüydü<br />
Eğer bu inkar ediliyor ve bu milletin bugün manevi değerlerine saygı göstermiyorsanız.<br />
Yani düdük bizim istediğimiz gibi çalarız diyorsanız,işte bu kez yanıldınız,sanırım tüm bunlara sebep olanlar artık utançlarından yolda dahi yürüyemez hale gelecekler.<br />
Eğer başörtüsüne tahammül edemiyorsanız<br />
Eğer camiler sizin beyninizde görüntü çirkinliği yaratıyorsa<br />
Eğer müslümanlara ve islamı kendisine din olarak seçmiş bu toplum sizce avrupa standartlarında değilse<br />
Eğer zavallı ve cahil gördüğünüz bu müslümanlara tahammülünüz artık hiç yoksa</p>
<p>O zaman nasıl olacak,<br />
Ya siz terkedin bu ülkeyi ya da müslümanlar,yani ya millet ya da siz<br />
Hadi gittiğiniz heryerde müslümanları yine kabul ederlerde,yazık size acıyorum siz giderseniz sizi kimse kabul etmez sanırım<br />
Çünki dininiz nedir diye sorduklarında ne cevap vereceksiniz?çok merak ediyorum!<br />
Kusura bakmayın bu topraklar da yüzyıllardır egemenlik bu milletindi yine hep öyle kalacak.<br />
Neymişte efendim bazıları cumhuriyetin bekçileriymiş de,vatan onlara emanetmiş de……..<br />
Bu toplumdan yani aslınızdan korkmadan özlük haklarını verin bakalım nasıl sizden daha çok demokrasinin var olduğuna inanarak cumhuriyetlerine ve Mustafa Kemal Atatürk lerine sahip çıkıyorlar seyredin.<br />
Yok biz Müslümanları istemiyoruz yeni bir toplum yaratacağız hevesinde iseniz!!!!!<br />
Avucunuzu yalarsınız<br />
Oldu o zaman bari bu millete bol bol kilise yaptıralım da hiç değilse yinede yaratanın var olduğuna inanlar en azından yaratana el açıp günah çıkartsınlar<br />
Yani dinsiz kalmasınlar.<br />
Unutmayalım ki maneviyatı olmayan ve maneviyatına sahip çıkmayan ülkeler her zaman çökmeye mahkumdur.</p>
<p>Bu ülkenin çok daha önemli sorunları varken toplumun hassas manevi değerleriyle uğraşmayı bırakın da<br />
Bu ülke insanını nasıl refaha ve huzura kavuşturur layık olduğu yere getirirsiniz bunun mücadelesini verin<br />
Siz merak etmeyin içiniz rahat olsun islam ülkeleri içinde islamın en güzel yaşandığı ve bugün diva Bülent Ersoy un gugurla yaşadığı,arap ülkelerinin özenti ile seyrettiği tek ülke TÜRKİYE dir.<br />
Bu halk bunu çok iyi biliyor ve farkındadır merak etmeyin.<br />
Artık<br />
YOKSA SİZ HALA DİNSİZLEŞTİREMEDİKLERİMİZDENMİSİNİZ ? kampanyasına ve müslümanları dışlamaya bir son verin tam aksine onların sesine kulak verin,haklarını iade edin.<br />
Eskisi gibi bu milleti karşınıza değil arkanıza alın.</p>
<p>Herkes kendi işine baksın ki bizde oturup beste yapıp şarkı sözü yazacağımıza bunları yazmayalım.<br />
Yine söylüyorum eğer demokrasi ve fikir özgürlüğü varsa bu ülkede yazmak gerekiyor gerektiği yerde<br />
Çünki bazı konular kanına dokunuyor insanın hele hele söz konusu vatan ve millet ise!</p>
<p>YASİN HAZAR</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
